Türkiyede Tütünle Mücadele Süreci

ÜLKEMİZDEKİ TÜTÜN KONTROL ÇALIŞMALARI BİLGİ NOTU

(Tütün ve Madde Bağımlılığı ile Mücadele Dairesi Başkanlığı)

  • Tütün kullanımı, Dünya Sağlık Örgütü tarafından, dünyanın şimdiye kadar karşılaştığı en büyük halk sağlığı tehditlerinden biri olarak tanımlanmakta ve doğum öncesi dönemden başlayarak, insan yaşamının bütün evrelerinde 50’den fazlası kanser olmak üzere, ölüme kadar götüren pek çok sağlık sorununa yol açmaktadır.

  • Günümüzde %80’i düşük ve orta gelirli ülkelerde olmak üzere, dünyada 1,1 milyar kişi ülkemizde ise yaklaşık 15 milyon kişi tütün ürünü kullanmaktadır.

  • Dünyada her yıl 7 milyondan fazla kişi tütün ürünü kullanımına bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybetmektedir. Bu ölümlerin 6 milyondan fazlası doğrudan tütün kullanımının sonucu iken yaklaşık 1 milyon kişi de tütün ürünü kullandığı için değil tütün ürünü dumana maruz kaldığı için hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde de her yıl yaklaşık 100.000 kişi tütün kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

  • Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre, 700 milyon çocukyani dünyadaki çocukların yarısı tütün ürünü dumanına maruz kalmaktadır. Toplumu pasif tütün dumanının zararlarından korumanın tek yolu bütün kapalı alanlarda tütün ürünü kullanımının engellenmesidir.

TÜRKİYE’DE TÜTÜNLE MÜCADELE SÜRECİ

  • Tütünle mücadelede ilk uluslararası anlaşma olan “Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi (TKÇS)” 21 Mayıs 2003 tarihinde Dünya Sağlık Örgütünün 56. Dünya Sağlık Asamblesinde kabul edildi. Bu sözleşme 28 Nisan 2004 tarihinde ülkemiz adına o tarihteki Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Recep AKDAĞ tarafından imzalandı ve akabinde TBMM’nde kabul edildi. 30 Kasım 2004 tarihli ve 25656 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ülkemiz Sözleşmeyi imzalayan 43. ülke konumunda olup günümüzde 181 ülke sözleşmeye taraftır.

  • TKÇS’nin imzalanması ile birlikte ülkemizde başlatılan tütün kontrolüne yönelik çalışmalar ivme kazandı. İlgili Bakanlıklar, Üniversiteler ve Sivil Toplum Örgütlerinden 130’a yakın uzmanın işbirliği ile hazırlanan ilk “Ulusal Tütün Kontrol Programı” 07 Ekim 2006 tarihinde Başbakanlık Genelgesi olarak yayımlandı.

  • TKÇS’nin rehberliğinde ülkemizde yürütülecek olan tütünle mücadele çalışmaları için yol haritası olan “Ulusal Tütün Kontrol Programı Eylem Planı 2008–2012”hazırlandı ve 12 Aralık 2007’de bizzat Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından kamuoyuna tanıtıldı.
  • Ulusal Tütün Kontrol Programı’nın uygulanması için 2007 yılında 81 ilimizde “İl Tütün Kontrol Kurulları”

  • Bakanlığımızda yürütülen çalışmaların daha etkili ve sürdürülebilir olması amacıyla Aralık 2007’de Tütün ve Diğer Bağımlılık Yapıcı Maddelerle Mücadele Daire Başkanlığı

  • Sayın Cumhurbaşkanımızın tütünle mücadele çalışmalarına kattığı ivme ile 5727 sayılı “Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 03 Ocak 2008 tarihinde TBMM’de kabul edildi. Söz konusu Kanunun kamuya açık kapalı alanları ile ilgili hükümleri 19 Mayıs 2008, özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerde tütün ürünlerinin tüketilmemesi ile ilgili hükmü ise 19 Temmuz 2009 tarihinde yürürlüğe girdi. Kanunun tüm hükümleriyle yürürlüğe girmesiyle ikamete mahsus konutlar hariç tüm kapalı alanlarda tütün ürünü kullanma yasağı getirildi. Kanunla, başta çocuk ve gençler olmak üzere tüm toplumu, tütün ürünü dumanına bağlı pasif maruziyetten korumak amaçlandı.

  • Bu tarz bir yasanın esnafı ekonomik olarak zarara uğratacağı, işyerlerinin kapanacağı, pek çok kişinin işsiz kalacağı, tütün ürünü kullanılan ve kullanılmayan alanlar oluşturulması durumunda bunun önlenebileceği iddia edildi. Hatta yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne bile başvuru yapıldı. 07 Ocak 2011 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından 4207 sayılı Kanunun devamı yönünde tarihi bir karar verildi.

  • Kanundaki ceza hükümlerinin uygulanmasına yönelik düzenlemeleri içeren “Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Ait Yer, Araç, Bina ve Tesislerde Tütün Ürünü Tüketenlere Verilecek İdari Yaptırım Kararlarının Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ27 Mayıs 2008 tarihinde Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlandı.

  • 19 Temmuz 2009 itibariyle Ülkemiz, DSÖ verilerine göre tütün kontrolüne yönelik en geniş kapsamlı yasası olan Bermuda, Yeni Zelanda, Uruguay, İngiltere ve İrlanda’dan sonra Dünya’daki 6. Avrupa’daki 3. ülke konumuna geldi.

  • 01 Mayıs 2010 tarihi itibariyle sigara paketleri üzerinde resimli sağlık uyarıları (birleşik uyarılar) kullanılmaya başlandı.
  • 25 Şubat 2011 tarihinde 6111 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeyle işletmelere ceza verme yetkisi belediyelerden alınıp mahalli mülki amirlere verildi.

  • 27 Ekim 2010 tarihinde ALO 171 Sigara Bırakma Danışma HattıAnkara’dahizmete açıldı. Danışma Hattı, 27.02.2014 tarihinden itibaren Tekirdağ’da hizmet vermeye devam etmektedir.  
  • Ülkemizde sunulan sigara bırakma hizmetlerinin düzenlenmesi amacıyla hazırlanan Tütün Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Birimleri Hakkındaki Yönetmelik, 23 Kasım 2011 tarihli ve 28121 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

  • 12 Temmuz 2012 tarihinde 6354 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeyle; marka paylaşımı yasaklanarak, tütün ürünü paketleri ve nargile şişeleri üzerine, alanlarının %65’inden az olmamak üzere tütün ürünlerinin zararlarını belirten resimli Türkçe uyarı mesajlarının yer alması, tütün ihtiva eden ya da etmeyen tüm nargile vb. ürünlerin 18 yaşından küçüklere satılması ve onların tüketimine sunulması yasaklandı. Ayrıca denetim ekiplerine, 4207 sayılı Kanun hükümlerine aykırı davranan işletmelere yazılı uyarı yapılmaksızın idari para cezası uygulama yetkisi verildi.
  • Ülkemiz, 2008 yılından itibaren yürüttüğü tütün kontrolüne yönelik mücadelede DSÖ’nün tütün kontrol çalışmalarına rehberlik etmesi için tüm üye ülkelere önerdiği M-POWER politika paketindeki ölçütlerin tamamını yerine getiren ilk ülke oldu. Ülkemizin 12 Temmuz 2012 tarihinde yaptığı yasal düzenlemelerle yakaladığı bu başarı, 10 Eylül 2012 tarihinde gerçekleştirilen DSÖ Avrupa Bölgesi 62. Bölge Toplantısında Avrupa Bölge Direktörü tarafından da tüm ülkelere duyuruldu.
  • Tütün kontrolü alanında Türkiye’nin yaptığı çalışmalar tüm dünyada örnek gösterilmekte ve çok sayıda ülke tarafından incelenmektedir. DSÖ Avrupa Bölge Ofisi, 42 ülke temsilcisinin katılımıyla yapılan 2012 Yılı Değerlendirme Toplantısı’nı18-20 Eylül 2012 tarihlerinde ülkemizde yaptı.
  • TKÇS’nin 15’inci maddesi kapsamında hazırlanan "Tütün Ürünlerinin Yasadışı Ticaretinin Önlenmesine Yönelik Uluslararası Protokol" DSÖ tarafından 10 Ocak 2013 tarihinde imzaya açıldı, ülkemiz protokolü ilk gün imzalayan 12 ülkeden biri oldu.
  • "Tütün Ürünlerinin Yasadışı Ticaretinin Önlenmesine Yönelik Uluslararası Protokol" 25 Ekim 2017 tarihinde TBMM’de kabul edildi. Protokol 2018/11417 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Bakanlar Kurulu tarafından onaylandı ve 26 Mart 2018 tarihli ve 30372 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı. Bu uluslararası protokolün, yürürlüğe girmesi için 40 ülke tarafından onaylanmış olması gerekmektedir. 2018 yılı Nisan ayı itibarıyla protokolü imzalayan 54 ülkeden 36’sı resmi onay sürecini tamamladı.

  • 11 Haziran 2013 tarih ve 28674 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6487 sayılı “Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 26 ve 27 nci maddeleriyle, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’da değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikler ile hususi araçların sürücü koltuklarında tütün ürünlerinin tüketilmesi yasaklandı. Tütün içersin ya da içermesin, tütün mamulünü taklit eder tarzda kullanılan her türlü ürün (elektronik sigara, bitkisel nargile vs.) 4207 sayılı Kanun kapsamında tütün ürünü olarak kabul edildi. 4207 sayılı Kanunun 5 inci maddesindeki cezaları gerektiren fiillerin bir yıllık dönemde tekerrürü hâlinde idari para cezasının bir kat; ikinci tekerrürü hâlinde iki kat artırılarak verilmesi ve aynı dönemdeki üçüncü tekerrürde de işletmenin on günden bir aya kadar kapatılması hükme bağlandı.
  • Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanan ve 10 Temmuz 2013 tarihinde Panama’da açıklanan “2013 Küresel Tütün Epidemisi Raporu”nda, Türkiye’nin M-POWER kriterlerinin tamamını yerine getiren ilk ülke olduğu, tütün kontrol çalışmalarında tüm dünyaya örnek gösterildiği resmen ilan edildi.

  • 2015-2018 dönemini kapsayan Ulusal Tütün Kontrol Programı Eylem Planı, TKÇS’nin ruhuna uygun olarak ülkemizin ihtiyaçları doğrultusunda güncellendi ve 27 Ocak 2015 tarihli ve 29249 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan 2015/1 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile yürürlüğe girdi.

  • 2015-2018 döneminde Eylem Planı kapsamında yürütülecek çalışmaların sahada uygulanmasına yönelik Bakanlığımızın 2015/6 sayılı Tütün Kontrolü Uygulamaları Genelgesi yayımlandı. Genelge ile kapalı alanların yanı sıra özellikle halkın yoğun olarak kullandığı bazı açık alanlarda da tütün ürünü kullanımın önlenmesine yönelik düzenleme yapıldı. Bu kapsamda;
  • Havaalanı, otobüs terminali, tren garı, alışveriş merkezi, sinema, tiyatro, sağlık kurum ve kuruluşları gibi insanların yoğun olarak kullandıkları ve toplu halde giriş çıkışın olduğu kapalı alan mahiyetindeki yerlerin giriş kapılarına asgari 5 metre mesafede olacak şekilde tütün ve tütün ürünlerinin tüketilmesinin önlenmesi,
  • Kamu kurum ve kuruluşlarımızın açık alanların yalnızca belirlenmiş yerlerinde tütün mamulü tüketimine müsaade etmeleri, bu alanların toplam açık alana oranının % 30’dan fazla olmaması ve giriş kapısından en az 10 metre mesafede olmasına riayet ederek, Dumansız Kampüs uygulamalarının yaygınlaştırılması,
  • Kamuya açık çocuk parkı gibi temelde çocukların faydalandığı tüm açık alanlarda ve yürüyüş yolu, aletli egzersiz yapılan kısımlar gibi vatandaşların spor yapmaları için kurumlarca oluşturulmuş alanlarda tütün ve tütün ürünü kullanımının önlenmesine yönelik çalışmaların yapılmasına dair yeni düzenlemeler getirildi.
  • 2015/1 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile Ulusal Tütün Kontrol Programı Eylem Planı çalışmaları kapsamında “Ulusal Tütün Kontrol Koordinasyon Komitesinin kurulması talimatlandırıldı. Bu kapsamda; 14.05.2015 tarihinde Bakanlığımız koordinasyonunda, Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ve Türkiye İstatistik Kurumu temsilcilerinin katılımıyla Komite ilk toplantısını yaptı.

  • Ulusal Tütün Kontrol Programı Eylem Planı kapsamında yürütülen çalışmaların değerlendirilmesi amacıyla 18-20 Kasım 2015 tarihleri arasında Antalya’da "Ulusal Tütün Kontrol Programı Eylem Planı Çalıştayı ve İl Değerlendirme Toplantısı” düzenlendi. Toplantıya eylem planı kapsamında paydaş kurumların, meslek ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, akademisyenler ve Bakanlığımız il temsilcileri katıldı. Toplantıda, eylem planının değerlendirilmesinin yanı sıra tütün kontrol çalışmaları kapsamında sahada yaşanan sorunlar, çözüm önerileri ve tütünle mücadele çalışmalarının geliştirilmesine ilişkin değerlendirmeler de yapıldı.

  • Ülkemizde yürütülen tütünle mücadele çalışmalarının temel amaçlarından biri olan “Çocuk ve Gençlerin Tütün Ürünlerinin Zararlarından Korunması” amacına yönelik Bakanlığımız, sivil toplum kuruluşlarından gönüllü olarak katılan gençlerle birlikte çalışmalar yürütmektedir. Bu kapsamda ilki 09-10 Nisan 2016 tarihinde ikincisi 30 Mayıs 2016 tarihinde yapılan Tütünle Mücadelede Sivil Toplum ve Gençlik Çalıştayında; gençlerin tütün ürünlerinden korunması ve tütünle mücadele çalışmalarına aktif katılımlarının sağlanmasına yönelik çalışmalar yürütüldü.
  • Bakanlığımızın gençlerle birlikte yürüttüğü bu çalışmalar neticesinde oluşturulan “Tütünle Mücadele Gençlik Eylem Planı” 31 Mayıs 2016 Dünya Tütünsüz Günü kutlamalarında yine gençlerin kendi aralarından seçtikleri bir temsilci tarafından kamuoyuna tanıtıldı.
  • Bu eylem planı kapsamında; 24-26 Mart 2017 tarihinde sivil toplum kuruluşlarından gönüllü olarak katılan gençlere, tütünle mücadelenin yanı sıra iletişim becerilerine ilişkin konuları da içeren “Tütünle Mücadelede Görev Bende Akran Eğitim Programı” eğitimleri verildi. Bu program kapsamında eğitim alan geçler, illerinde il müdürlüklerimiz ile işbirliği içerisinde akranlarına yönelik organizasyonlar düzenlemekte ve eğitimler vermektedir.

ÖDÜLLERİMİZ

  • O tarihteki Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Recep AKDAĞ’a Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2008 yılında “Sigarayla Mücadele Ödülü”
  • Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’a tütünle mücadele çalışmalarından dolayı Dünya Sağlık Örgütü tarafından “2010 Özel Ödülü”
  • O tarihteki TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Sayın Prof. Dr. Cevdet ERDÖL’e “DSÖ 2012 Dünya Sigarasız Günü Özel Ödülü”
  • DSÖ Genel Direktörü Margaret CHAN tarafından Sayın Cumhurbaşkanımıza  31 Mayıs 2013 Dünya Tütünsüz Gününde “Küresel Tütün Kontrolü Özel Prestij Ödülü”
  • O tarihteki Sağlık Bakanımız Sayın Dr. Mehmet MÜEZZİNOĞLU’na 31 Mayıs 2013 Dünya Tütünsüz Gününde CDC Sigara ve Sağlık Ofisi Başkanı Dr. Tim MCAFEE tarafından “Küresel Tütün Kontrolü Başarı Ödülü”

“dumansız hava sahası” Medya Kampanyası

  • 19 Mayıs 2008 tarihinde yürürlüğe giren 4207 sayılı Kanun’a ilişkin halkın bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi amacıyla “Dumansız Hava Sahası” ve “Havanı Koru”sloganlarıyla ulusal medya kampanyası başlatıldı.
  • Medya kampanyasında yasakçı olmayan, birleştirici yaklaşım benimsendi. Kampanya çerçevesinde TV ve radyo spotu, gazete ilanı, billboardlar, afişler, broşürler hazırlandı. Her sosyo-ekonomik konumdan ve farklı toplumsal statülerden bireylerin ve politikacılar, sanatçılar, sporcular gibi topluma rol-model olan kişilerin, kampanyanın ortak sözcülüğünü yapması sağlandı. Tüm siyasal parti liderlerinin kampanyaya dâhil edilmesi ile “birliktelik” mesajı güçlendirildi. Toplumun farklı kesimlerinden temsilciler, medyada Kanun’un savunuculuğunu yaptılar ve medya kampanyasına desteklerini dile getirdiler. Kanuna sahip çıkmak, toplumsal bir sağduyu hareketine dönüştü.

YASANIN KISA DÖNEMDEKİ ETKİLERİ

  • 19 Mayıs 2008 tarihinden itibaren uygulanan yasal düzenlemelerin etkinliğini değerlendirmeye yönelik değişik araştırmalar yapıldı. Bu araştırmalar, Dumansız Hava Sahası Uygulaması ile toplumda tütün ve tütün ürünlerinin zararları konusundaki farkındalığının arttığını gösterdi. Uygulama gerek tütün ürünü kullanan ve gerekse kullanmayan bireylerden büyük (%95) destek gördü.
  • Aralık 2009’da; ülke genelinde lokanta, kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti veren işletmelerde çalışan bireyler ve bu sektörden hizmet alan müşterilerden oluşan kişi üzerinde yapılan bir araştırmaya göre;

ü  Müşterilerin %22’si Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra restoran, kafe gibi eğlence hizmeti veren işletmelere daha sık gittiğini,

ü  Müşterilerin %73’ü kapalı alanlarda tütün ürünü kullanılmasını engelleyen yasa konusunda bazı kişilerin yakınmaları olsa dahi, genel olarak kabul gördüğünü,

ü  İşletme sahiplerinin %33,2’si, müşterilerin %25’i Kanun sonrasında tütün ürünü kullanma sıklığını azalttığını,

ü  İşletme sahiplerinin %2,3’ü, müşterilerin %3,5’i Kanun sonrasında tütün ürünü kullanmayı bıraktığını,

ü  İşletme sahiplerinin %10,4’ü, müşterilerin %9’u yasak olmamasına rağmen Kanundan sonra evde de tütün ürünü kullanma sıklığını azalttığını ifade etmektedirler.

  • Kapalı ortamlarda hava kalitesini değerlendirmeye yönelik ölçümlerde, Dumansız Hava Sahası Uygulaması ile birlikte kapalı ortamlarda havadaki partikül miktarlarında ciddi azalmalar tespit edildi.

          Yapılan ölçümlerde kapalı ortam havasındaki partikül miktarında;

ü  Kamusal alanlarda %57,1 - %97,2

ü  Hastanelerde %75,4

ü  Alışveriş merkezlerinde %88,7

ü  Özel işletmelerde %77,6 - %90,3 arasında azalma tespit edildi.

  • 19 Temmuz 2009-1 Temmuz 2010 arasında, İstanbul’da Bakanlığımıza bağlı hastanelere astım krizleri, üst solunum ve alt solunum yolu enfeksiyonu olmak üzere 11 farklı hastalığın başvuru oranları Marmara Üniversitesi uzmanlarınca incelendi.
  • Araştırma sonuçlarına göre solunum yolu enfeksiyonu ve astım krizi nedeniyle başvurularında %20 civarında azalma tespit edildi.
  • Kazanılan ilaç maliyeti, İstanbul genelinde 12 milyon TL’den fazla, ülke genelinde ise 96 milyon TL’den fazla oldu.

TÜRKİYE M-POWER YOL HARİTASI

DSÖ’nün tütün kontrol çalışmalarına rehberlik etmesi için tüm üye ülkelere önerdiği, M-POWER politika paketi doğrultusunda Türkiye yaptığı çalışmalarla aşağıdaki kazanımları elde etti.

  • M “monitor”: Tütün kullanımının takip edilmesi

Tütünle mücadelede sürdürülen programın etkinliği, TKÇS’ye taraf olan, tüm ülkelerde standart olarak uygulanan ve ülkelerin resmi tütün ürünü kullanım sıklığını yansıtan Küresel Yetişkin Tütün Araştırması (GATS) ile ölçülmektedir. Ülkemizde bu ölçümler DSÖ, CDC, TÜİK ve Bakanlığımız işbirliğinde 4 yıllık periyodlarla tekrarlanmaktadır. Yapılan araştırma sonucunda 2008 yılında %31,2 olan ülke genelindeki tütün ürünü kullanım sıklığı 2012 yılında %27,1’e düştü. Araştırma sonuçları, 2008 ile 2012 arasındaki 4 yıllık süreçte 2,2 milyon kişinin tütün ürünü kullanmayı bıraktığını göstermektedir.

Bu veriler, halkın sağlığını korumakla görevli sağlık profesyonelleri arasında daha belirgin şekilde kendini gösterdi. Şöyle ki; düzenli olarak tütün ürünü kullanımı hekimlerde 2007’de %22,1 iken, 2011 yılında bu oran %12,7’ye, pratisyen hekimlerde %30,5’ten %23,9’a, hemşire-ebelerde %29,5’ten %20,5’e, sağlık yöneticilerinde ise bu oran %39,5’ten %17,5’e geriledi.

  • P “protect”: Pasif sigara dumanından halkın korunması

4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun kapsamında 19 Temmuz 2009 tarihinden itibaren, ikamete mahsus konutlar (evler) hariç tüm kapalı alanlarda tütün ürünü kullanımı yasaklandı. Bu yasağın getirilmesindeki temel amaç, tütün ürünü kullanmadığı halde tütün dumanına bağlı pasif maruziyet sonucu zarar gören bireylerin ve tüm toplumun temiz hava soluma hakkının korunmasıdır.  

Bu yasağın etkili şekilde uygulanmasını sağlamak için güçlü bir denetim mekanizması geliştirildi. İlgili kamu kurumları görevlilerinden (sağlık personeli, emniyet kuvvetleri, öğretmenler, belediye zabıtası vb.) oluşan yaklaşık 1500 denetim ekibiyle 7 gün 24 saat esasına göre denetimler yapılmaktadır.

Ülkemizdeki denetimlerin;

ü  Daha hızlı ve etkin yapılması,

ü  Denetim verilerinin anlık izlenerek değerlendirilebilmesi,

ü  Denetimlerin oluşturulan bir program dahilinde yapılması ve ildeki tüm işletmelerin denetlenmesi,

ü  Bizzat denetim ekiplerince ihlal tekerrürlerinin sistem üzerinden görülerek takip edilmesi,

ü  İhlallerin tespit edilmesi durumunda delil niteliği taşıyacak fotoğraf ve video kayıtlarının yapılarak merkeze iletilmesi,

ü  İhbar sonucunda verilen adresin kolaylıkla bulunmasını sağlayacak GPS’i barındırması,

ü  Denetim esnasında yaşanabilecek herhangi bir acil durumda merkezin derhal uyarılması ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla;

17 Eylül 2012 tarihinden itibaren GPS destekli tablet bilgisayarlar kullanılarak denetimlerin yapıldığı Dumansız Hava Sahası Denetim Sistemi’ne (DHSDS) geçildi. DHSDS, 30 Eylül 2012 tarihinden itibaren 81 ilde kullanılmaya başlandı.

Dumansız Hava Sahası Denetim Sisteminde;

ü  4207 sayılı Kanun hükümlerinin ihlallerine yönelik ihbar ve şikâyetler, Yeşil Dedektör mobil uygulaması üzerinden ya da ALO 184 Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (SABİM) aracılığıyla Bakanlığımıza iletilmektedir.

ü  Merkez tarafından değerlendirilen ihbar ve şikâyetler ilgili adrese en yakın denetim ekibine görev olarak atanmakta,

ü  İhbarı alan ekip ivedilikle verilen adrese gitmekte ve ihbarı yerinde değerlendirmektedir.

ü  Denetim ekibi tarafından ihlal tespit edilmesi halinde gerekli işlemler yapılmakta ve denetime ait görüntü ve tutanaklar sistem üzerinden merkeze iletilmektedir.

Bireylerin temiz hava soluma hakkını koruyacak ve denetim sisteminin güçlenmesini sağlayacak Yeşil Dedektör Mobil Uygulaması, İller Arası Çapraz Denetim Modeli gibi yeni çalışmalar da hayata geçirildi.

Yeşil Dedektör Mobil Uygulaması

4207 sayılı Kanun kapsamında ihlalin yaşandığı herhangi bir yerde bireylerin Alo 184 SABİM’e bildirimde bulunarak o işletmeye ilişkin adres bilgilerini Bakanlığımız yetkilileri ile paylaşmaları gerekliliği bulunmaktaydı. Ancak bu durumun işletme sahipleri ile problemlere sebep olma riski mevcuttu. Bu sorunları gidermek ve güncel teknolojik gelişmelerden istifade etmek amacıyla yeni çalışmalar hayata geçirildi. Bu kapsamda Bakanlığımız ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti’nin işbirliğinde "Yeşil Dedektör" isimli mobil uygulama geliştirildi. GPS teknolojisi ile çalışan bu mobil uygulama ile vatandaşlarımız akıllı telefonlar, tabletler aracılığı ile kanunen yasak olan yerlerde sigara içildiğini görmeleri halinde, bu durumu online olarak bildirebilmekte ve ihbar, işletmeye ait konum bilgisi ile Bakanlığımız Dumansız Hava Sahası Denetim Sistemine düşmekte ve denetim ekiplerimizce en kısa sürede müdahale edilmektedir. “Yeşil Dedektör” uygulaması 31 Mayıs 2016 tarihinden itibaren Ankara ve İstanbul’da kullanıma açıldı, 9 Şubat 2017 tarihinden itibaren de tüm Türkiye’de kullanılmaya başlandı.

Denetim ekipleri tarafından, rutin denetimlerin yanı sıra Alo 184 SABİM ve Yeşil Dedektör mobil uygulaması üzerinden gelen ihbarlara yönelik de denetimler yapılmakta, ihlal tespit edilmesi halinde idari yaptırımlar uygulanmaktadır.

İller Arası Çapraz Denetim

Denetimler sırasında denetim görevlilerinin kendi bölgelerindeki işletmelerce zaman içerisinde tanınması, baskılara maruz kalmaları gibi nedenlerle yapılan denetimlerin etkinliğinin artırılması amacıyla iller arası çapraz denetim modeli uygulaması hayata geçirildi.

Kolluk kuvvetlerinin de yer aldığı çapraz denetim ekipleri çalışmalarını özellikle ihlal riskinin yüksek olduğu; eğlence mekanları, gece kulüpleri, kafeler ve nargile kafeler gibi işletmelerde yoğunlaştırmakta ve 24 saat esasına göre denetim yapılmaktadır. Bu kapsamda yapılan çalışmalar aşağıda yer almaktadır.

  1. 1.Çapraz Denetim: 18-24 Nisan 2016 tarihlerinde 6 ilde 60 denetim görevlisinin katılımı ile 6.575 denetim gerçekleştirilen, iller arası çapraz denetimler esnasında rutin denetimlerdeki ihlal oranlarının yaklaşık 9 kat, ihbar denetimlerindeki ihlal oranlarında ise yaklaşık 2,5 kat artış olduğu görüldü ve bu uygulamanın yaygınlaştırılması kararı alındı.
  2. 2.Çapraz Denetim: 15-18 Şubat 2017 tarihlerinde 15 ilde yapılan çapraz denetimlere 308 denetim görevlisi katıldı ve 19.581 denetim yapıldı.
  3. 3.Çapraz Denetim: 2-8 Temmuz 2017 tarihlerinde İstanbul’da yapılan çapraz denetimlere 100 denetim görevlisi katıldı ve bu dönemde 6.149 denetim yapıldı.
  4. 4.Çapraz Denetim: 28 Kasım 4 Aralık 2017tarihlerinde Ankara’da yapılan çapraz denetimlere 100 denetim görevlisi katıldı ve bu dönemde 8.018 denetim yapıldı.
  5. 5.Çapraz Denetim: 12-18 Nisan 2018 tarihlerinde Antalya ve Bursa’da yapıldı. Her iki ildeki çapraz denetimlere de 50’şer denetim görevlisi katıldı. Denetim görevlileri tarafından Antalya’da 2.287 denetim Bursa’da ise 4.793 denetim yapıldı.

Yapılan bu iller arası çapraz denetimler esnasında rutin denetimlerdeki ihlal oranlarının yaklaşık 16 kat, ihbar denetimlerindeki ihlal oranlarında ise yaklaşık 1,9 kat artış oldu.

19 Temmuz 2009-31 Mayıs 2018 tarihleri arasında ülke genelinde 1.453 denetim ekibi ile 19.597.393 denetim gerçekleştirildi. Aynı dönemde 240.894.677 TL idari para cezası uygulandı.

  • O “offer”: Sigara bırakmak isteyenlere destek olmak

Ülkemizde tütün ürünü kullananların bırakmaları teşvik edilmekte ve bırakmak isteyenlere ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı ve sigara bırakma poliklinikleri aracılığıyla hizmet sunulmaktadır.

Sigara bırakma polikliniği hizmetleri, 23 Kasım 2011 tarih ve 28121 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Tütün Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Birimleri Hakkındaki Yönetmelik” hükümleri kapsamında yürütülmektedir. Sigara bırakma poliklinik hizmetleri, konuya özel; uzaktan, yüz yüze ve yerinde eğitim verilen hekimler tarafından yürütülmektedir. 2009 yılında 62 sigara bırakma polikliniği ile hizmet sunulurken, 2018 yılı itibariyle 433 sigara bırakma polikliniğinde hizmet sunulmaktadır. Sigara bırakma polikliniklerinde 01 Ocak 2009-31 Mayıs 2018 tarihleri arasında 2.174.001 muayene yapıldı.

Sigara bırakma tedavisinde kullanılan ancak ülkemizde geri ödeme kapsamında olmayan Vareniklin ve Bupropion etken maddeli ilaçlar ile Nikotin Replasman Tedavisi preperatları Bakanlığımız tarafından alınarak sigara bırakma polikliniklerinde kullanıma sunulmaktadır. Bu kapsamda Bakanlığımız tarafından;

ü  2010 yılında 360 bin kutu Vareniklin ve Bupropion etken maddeli ilaç,

ü  2015 yılında 600 bin kutu Vareniklin ve Bupropion etken maddeli ilaç, ,

ü  2017 yılında 300 bin kutu Vareniklin etken maddeli ilaç ve 600 bin kutu nikotin bandı alınarak sigara bırakma polikliniklerinde, hekimlerimiz tarafından uygun görülen hastaların, sigara bırakma tedavisinde kullanıma sunuldu.

Sigara bırakma polikliniklerine başvuran hastaların takibinin ve ilaçların izleminin yapılabilmesi için Tütün Bağımlılığı Tedavisi İzlem Sistemi (TUBATİS) geliştirildi.

Bu sistem aracılığı ile polikliniğe başvuran hastalara ilişkin veriler takip edilebilmekte ve bu hastalar, ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı tarafından yapılan geri dönüş aramaları ile desteklenmektedir. Yılda 6 kez yapılan bu geri dönüş aramalarında sigara bırakma sürecindeki bireyin durumu hakkında bilgi alınmakta, nikotin yoksunluk belirtilerine ilişkin çözüm önerileri sunulmakta ve cesaretlendirici önerilerle sigara bırakma sürecinin devamı konusunda motivasyon sağlanmaktadır.

Ayrıca sistem üzerinden polikliniklerinin sigara bırakma sürecindeki başarı durumlarıyla birlikte, ilaç stokları da takip edilerek anlık olarak geri bildirim verilmekte ve ilaç sevkiyatı yapılmaktadır.

ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı, sigara bırakmak isteyenlere destek olmak amacıyla 27 Ekim 2010 tarihinde Ankara’da hizmete açıldı. 27.02.2014 tarihinden itibaren Tekirdağ’da hizmet vermeye devam etmektedir. Danışma Hattı, 175 operatörle 24 saat esasına göre hizmet sunmaktadır. ALO 171 Sigarayı Bırakma Danışma Hattı santraline, 27 Ekim 2010-31 Mayıs 2018 tarihleri arasında 26.676.703 çağrı girişi oldu.

Danışma Hattına başvuran bireylere operatörler tarafından sigaranın zararları hakkında bireyin ihtiyaçları doğrultusunda bilgi verilmekte ve nikotin bağımlılık düzeyi belirlenmeye yönelik ölçek uygulanmaktadır.

Uygulanan ölçek sonucunda; bağımlılık düzeyi düşük ve orta düzeyde olanlar için danışanın da istemesi halinde kişiye özel sigara bırakma planı yapılmakta, bağımlılık düzeyi yüksek olan danışanlar ise hekim kontrolünde sigarayı bırakmaları için sigara bırakma hizmeti sunan sağlık profesyonelleri ve birimleri hakkında bilgilendirme yapılarak sigara bırakma polikliniklerine yönlendirilmektedir. Ayrıca sigara bırakma polikliniğine yönlendirilen danışanların, arzu etmeleri halinde randevuları da Danışma Hattı tarafından alınmaktadır.

Sigara bırakma planı yapılan danışanlar, belirli periyodlarla (7 gün, 1 ay, 3 ay, 6 ay ve 12 ay sonra) yılda en az 6 kez aranmaktadır. Bu aramalarla kişilerin sigara bırakma durumları takip edilerek zorlandıkları hususlara ilişkin çözüm önerileri sunulmakta ve destek sağlanmaktadır. Bu kapsamda aranan kişilerden yaklaşık %7’sinin, sigarayı Danışma Hattı desteği ile bıraktığı tespit edilmiş olup bu oran dünya ortalamasının yaklaşık 3-4 katıdır.

  • W “warn”: Sigaranın zararları konusunda toplumun uyarılması

Ülkemizde 2010 yılından itibaren sigara paketleri üzerinde resimli sağlık uyarıları mevcuttur. Uygulamanın başladığı dönemden bu yana Avrupa Birliği tarafından önerilen resimler kullanıldı. 2012 yılında yapılan mevzuat değişikliği ile sigara paketlerinin her iki yüzünde çerçevesiyle birlikte ortalama % 50 yer kaplayan resimlerin oranı, % 65’ten az olmayacak şekilde artırıldı.

  • E “enforce”: Tütün ürünlerinin reklâmlarının önlenmesi

Ülkemizde tütün ürünlerinin her türlü reklâmı, promosyonu ve sponsorluğu yasaktır. 12 Temmuz 2012 tarihinde yapılan mevzuat düzenlemeleriyle DSÖ’nün “marka paylaşımı” ve “marka genişletilmesi” hususları ile ilgili yasal düzenleme önerileri de yerine getirildi. Tütün endüstrisi için özellikle satış yerleri en büyük reklâm yerleridir.

  • R “raise”: Vergilerin artırılması

TKÇS hükümlerinden biri olan ve tütün kontrolünde en etkili uygulamalardan birisi olarak değerlendirilen “vergi artışı” konusunda da ülkemizde önemli başarılar sağlandı. Bu kapsamda yürütülen çalışmalara Maliye Bakanlığı tam destek vermiş ve Dünya Sağlık Örgütü’nün tütün ürünlerinde en az %75 olarak uygulanmasını istediği vergi oranı, ülkemizde 2018 yılı itibariyle %83,6 olarak uygulanmaktadır.

  • Adnan Saygun 2 Cad. No:55 K Blok Sıhhıye/Çankaya/Ankara
  • 312 565 62 27
  • 0312 565 61 53
  • Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

Bize Ulaşın

  Mail is not sent.   Your email has been sent.